30 Aralık 2009 Çarşamba

17

Sadece kendi doğrularının peşinden iz sürenler ebediyete kadar bu dünyada hüsrana ve gözyaşına boğulmaya ne yazık ki mahkumdurlar. Çünkü gelişimin yasasıdır ki doğrular göz açıp kapayıncaya dek başka doğrulara dönüşüverirler.
Mutluluğu arayan, gerçeğin izinden gider.

5 Aralık 2009 Cumartesi

16

Şiir'in insana ait olmayan kısmındaki "büyü!"lü buyurganlık, tıpkı çocuğuymuşum gibi benden hem devleşmemi ister, hem de büyüdüğüme inanmaz!

4 Aralık 2009 Cuma

15

Aklımı toplayabilirim, ama kalbimi toplayamıyorum.
Suyun içine dağılan şeker gibi, aynı katılığa, o dörtköşe biçime bir daha geri dönemeyeceğimi artık anlıyorum.

14

Hayatı hayale çevirmek, hayali hayata çevirmekten daha zor!...

04 Aralık 2009, 22:03

3 Aralık 2009 Perşembe

13

"Edebiyat parçalamak" gibi tabirlerle kendi kurtuluşunun anahtarını pasa yüz tutturan, kendi ruhunu aşağılayan yeni nesle, hayatı yeniden bir şiir gibi okuyabilmeyi, şiiri hayatın tamamında görebilmeyi ve yeryüzünde durduğu noktacığı şiir yazarak yepyeni bir dil haline dönüştürebilmeyi, her koşulda kabul gören bir dua gibi yürekten dilerim....

14 Kasım 2009 Cumartesi

12

Bak dedim şimdi biz gülleri kesiyoruz hem de ne için
Bir elden diğerine solacaktır herşey, ancak hayaller kalır dipdiri!
ve yasadır, kalktığın yere oturur yabancı biri...

Elindeki dikeni çıkarırken "işte" dedi
"işte o meşhur aklın mı kalbin mi sorusu
ben kalbimi seçtim
aklımsa bundan bihaber doğrusu..."


10 Kasım 2009 Salı

11

Bir durumu eritip başka bir durumun içinde
şiirselleştiren ey yaratıcı ruh!
İmge kınımdır
kestiğim hep içimdeki güruh!

26 Ekim 2009 Pazartesi

10

Kaybolduğun yerler bilinmez. Kimse kaybolduğu yeri bilmez.

Aklımızın sınır kenarlarında, hiç şüphesiz ki “geçmiş”, içinde bulunduğumuz “an” ile karşılaştırıldığında, HAYAT’ın yüzünde asılı küçük ve gülünç görünümlü bir gözlük gibi dururdu.

“An”, biz ona bakınca geçmişe karışan, gördüğün anda yitip gidendir. Şayet ona bakmazsan hep onu yaşarsın. Görmeye çabalamazsan yalnız onu görürsün.


9

Boşluğuna düştüğün zaman anlarsın kendinin. Orada yürür evsiz kaplumbağa. Hiç büyümeyecek kediler oradan bakar. Bir yağmura ıslandığı zaman ayaklarım, yollar nasıl uzarsa; su emmiş kağıtlar gibi yırtıldığında nasıl elden bir şey gelmezse öyle ayrılıklar sürüyor.
Çekiliyor, genişliyor ve kopuyor, kendimle cansız bedenim ara
sında gerili lastik. Taş düşüyor avluya. Güvercin hayatın geri kalanını çırpıyor. Kanat beni! Tanrım!, elimden ölümden fazlası gelene dek!


23 Eylül 2009 Çarşamba

8

Boşluğum büyükçe bir boşluk

Kapalıyım

Bir balonun içinde


Yükseliyorum yerden yukarı

Yazamıyorum düşünemiyorum

Arzular var ateşler ve iğneler

Bir heves bir zulüm kendine karşı


Çevresinden dolaştığım yollar var

İçine sinmeyen kokular

Sudan korkular

Korkusuz mutluluğa karşı


Beni dinlersen

Dinleme kendini.

19 Eylül 2009 Cumartesi

7

Hayattan yola çıkarak denklemini kurduğunuz halde,

Aşkın hayata sağlaması yapılamaz..

'99

21 Ocak 2009 Çarşamba

6

hayat sen kara pamuksun
ben ak leke
kim kârlı bu işte büyük bilmece.

15 Ocak 2009 Perşembe

5

bazı şeyler bizi yaşatır
bunlar azdır fakat derindirler ve silinmezler
bazı şeyler bizi öldürür
bunlar daha çok içiçe geçmiştir fakat birbirine dokunamazlar.