1 Mayıs 2010 Cumartesi

32

Süt uykumu kaçırıyor. Genç Werther yada beyhude mücadelenin kitabı.
Sayfaları çevirdikçe ayrışmaz hale geliyorlar. Evirip çeviriyorum yeniden, uyunaklı değilim. Ama yeraltında ama bulutüstünde, sadece samimiyete, tatlıniyete ve doğaya burnumu dayıyorum. Burnumun bir deliği daha olsa soluduğum bu şey beni delirtebilirdi. Kedili evlerin karnında yürekli güzel kadınlar, çiçek açan sürahilerde unutulmuş eşsiz bir anadil gibi yayılıyor.
-Korkuyor musun?
-Şimdiki zaman çekimli hiçbir şeyden korkmamalı insan...
-Bense, (korkağın tekiyimdir. Birgün aynaya baktığımda kendimi göremezsem bundan korkunç bir mutluluk duyacak insanlar olduğunu seziyorum ama evrendeki bir tek varlığı yok sayarsam kendimi de yok saymış olacağımın bilinci, beni incitiyor. ) ...yorgunum.
-Birşey eksik hep...
-Dilim, varmıyor ama, hep birşey eksik olmaz. Eksiklik zaman zaman (ki çoğu zaman dolarken) farkedilir.
-Ama hep hissediyorum. Hep birşey eksik.
-Hep hissediyorsan, bir şey eksik değil, fazladır.
Kitap uykumu getiriyor........

0 yorum: