26 Ekim 2009 Pazartesi

9

Boşluğuna düştüğün zaman anlarsın kendinin. Orada yürür evsiz kaplumbağa. Hiç büyümeyecek kediler oradan bakar. Bir yağmura ıslandığı zaman ayaklarım, yollar nasıl uzarsa; su emmiş kağıtlar gibi yırtıldığında nasıl elden bir şey gelmezse öyle ayrılıklar sürüyor.
Çekiliyor, genişliyor ve kopuyor, kendimle cansız bedenim ara
sında gerili lastik. Taş düşüyor avluya. Güvercin hayatın geri kalanını çırpıyor. Kanat beni! Tanrım!, elimden ölümden fazlası gelene dek!


0 yorum: