1 Temmuz 2010 Perşembe

41


Duyguların ilk belirdiği yeri hatırlıyor musun? O yer senin mabedin olabilir. Seni mutluluk kimyacısı yapabilir. Mezarın olabilir.
Nerde öğrendin sevgiyi? Öfkeyi, merhameti? Masumiyeti? Sağ elinle sol elini tuttuğunda, bilirsin. Oraya bak. Sevinci kimden öğrendin? Nerde incindin ilk? Hırsın, tutkun, gücün ve zaafın nerden sızdı?

Birlikteyiz.. Ama sen kimsin? Peki ben bunu sana ne hakla soruyorum.
Beni mabedine al, mezarına sok. Ne ah ederim, ne isyan. Ben hayran olurum, görürüm, kalbimde bir ağız var. Susuyorsam, Aşk'a ilk vurulduğumuz yer, bir.
Öyle ki bana uzattığın sağ elini tuttuğumda, sen bırakana dek onu sol elim sanmıştım.

Hoşgeldin - ikiliği gördün mü?
Görmedi değil mi kimse seni? - yalnızlığı gördün mü?
Gerçekten de apaçık bir gün, sevginin genişliği göğün derinliğince. Sevişip gögsüne uzandığım hafızandaki canlı bir anı olacağım sadece. - korkuyu gördün mü?
İyileşmek.. birgün boyunca sadece bir karıncanın peşinden gitmenin coşkusu. - çocukluğu gördün mü?
Çok acı. Kimsenin kapısını çalana sırtını dönmediği günler geride kaldı. Artık iyileşme arzusu bitmişti. - kırılmayı gördün mü?
Tanrı kimseye taşıyabileceğinden fazla yük yüklemez - sabrı gördün mü?
Kimsenin taşıyabileceği sınır kimsece bilinemezken, kalp kırmak ne büyük zulüm. - aklı gördün mü?
Bazıdır.. Taşıyamayacağı o sınırın en yakınına varan için heves öyle söner ki, ne aklı kalbini ne de kalbi aklını var olanı taşıyabileceğine dair tek zerre ümide ikna edemez olur. - delirmeyi gördün mü?
Gören oldu mu seni? - yalnızlığı gördün mü?
Bir daha gelme. - sonu, gördün mü?

0 yorum: