24 Eylül 2010 Cuma

59

"Normal" olduğunu düşündüğümüz insanların en kaygı verici yanı, sizin hayatınızı altüst etikten sonra bile "normal" davranıp hayatlarına devam etmeleridir.
Normalize denen yapıya inanmıyorum. İnsanları güvensiz, bencil ve yalancı(yabancı) yapıyor. Her varlık kendi rengiyle güzel.

58

bir şey hatırlıyorum, net değil. ne var ki oldum olası baktığım hiç birşey onun kadar net değil. bana en yorucu gelen beklemekti. henüz ne ait ne de hariç hissettiğim bu hayatta, yolun sonuna geldiğimi düşündüğüm o gece bile, bir gün hatırlayacağıma hep inandığım bilmem ki neyi beklemek bu?.. sezgisel bir hareket gibi. seçimini yapmak ve devam etmek gibi.
gürültülere karışıp, görüntülere eklenip.. herşeye rağmen keyif almayı bilerek, ve gülüp geçmenin gücüne inanarak.

57

keyfini sürüyorum bu toprağın. yağmurun saf ve bereketli olduğu yerde, en kara kıştan sonra bile, filizlenen sanki tadın ilk tat verdiği an gibidir. kollarını açtığında kendini hala kuş(kusuz) bilenlere....

14 Eylül 2010 Salı

56

birşey yapıyoruz kendimize.
bize yapılmasından hoşlanmadığımız birşey.
bölüp duruyoruz arılar gibi bir kovanı.
kunduzlar gibi çabalıyoruz korkarak sudan.
cansız bir yumağa sarılıyoruz, saldırıyoruz.
ağaçkakan gibi hevesle oyup, sonra korkuyoruz deliğimizden.
bunlar birer benzetme mi?
aslında öyle.
korktuğumuz unutmak, bizi kaskatı edeni.
yumağa sarılı bir kedi kadar kaskatı
birşey yapıyoruz kendimize.
bize yapılmasından hoşlanmadığımız birşey.
dahası var.
bu artık, onların bile bize yapamayacağı birşey!

55

çilekli turtanın tadına bakmak mı istiyorsun? onu yavaş yiyeceğim. tek yapabileceğim bu.

54

çağırdığında gelmeseydim, gelir miydin?
yalnızlığımdan bile emin değilim.

6 Eylül 2010 Pazartesi

53

saksıda üç gül, biri menekşe.