31 Temmuz 2012 Salı

126

karışık duygular içindeyim.. ne merkezinde durduğum bir yer oldu ne de yörüngesi olacak kadar güçlüydü bir şeyler.. öylesine bir yerde durdum, öylesine turladım hayatın çevresinde. hoşuma gitti bir yörünge gibi gelip geçen başka yörüngeleri selamlamak. sonra rolümü iyi yapmaya başladım. zaten mesele bu, yoksa daima mutsuz oluruz bizler.. bilirsiniz. başka bir tercih yokken.. yani ne anlamı vardır 
gitmenin. olduğun yerde değilken, gitmek bir seçim bile değildir ki.

neredeyse iki sene olacak fark edeli; ait olmadığı yerlerde doğarmış insan bazen, ait olmadığı bir hayatı yaşar ve hiç bir yere ait hissedemeden ölebilirmiş. çokmuş böyleleri üstelik.. belki şans, belki bir akıl -yoksa kalp mi- hastalığı ..ben alıştım bu alışamamalara, bu olduramamalara, kendi kendi susamamalara.

yabancılaşmanın tek iyi yanı, her şeyin git gide daha da gülünçleşmesi. artık bir çocuk oldum ben. bütün bu anlamsızca savaşa rağmen kaygıya, korkuya ve sinip duran mutluluğa karşı içimde inatçı bir yabancı duruyor.
örneğin az önce ölü bir askerin kafasına kuş pislediği için yükses sesle güldü ve şöyle dedi ona; "artık birbirimizi anlıyoruz ama çok geç..."

4 Temmuz 2012 Çarşamba

125

bir insan bir diğerine gerçek sevgiyi hatırlattığında 
dünyanın tüm gerçeği değişebilir.
bu o kadar korkulan ve o kadar yabancılaştırılmış hatta kutsallaştırılmış bir saflık ki artık,
ona sahip olmak için sadece kalbe teslim olmaları gerektiğini adı gibi bilen milyonlarca insan,
sırf yara almamak için bu suni uzaklığı bahane ediyor kendine.

ne olur bırakın bir yanınız hep ağlasın diyorum zararı yok!.. aksi nasıl mümkün olabilir ki şu dünyanın haline bir bakın...
bırakın daima hüzünlü.. daima kırgın kalsın.
kalacak.... çünkü o gerçek..
çünkü o daima, hissettiği hayret verici güzelliklere bakarken, her an yepyeni ve doygun olan bu dünyanın bazılarının gözüne sönmüş bir yangın yeri gibi görünmesinin mahcubu olacak..
elinden onlar adına ne gelirse yapacak.. kırılacak.. aşağılanacak.. anlaşılmayacak..
çünkü onlar ne yazık ki aramızda bunca dile dilsiz, bunca ufka kör olmuşlardır.
çünkü -büyük sızıdır- buz kesmiş o kalplerden sızıp gelen en yıkıcı söz, en harap edici eylem dahi; içinde yangın taşıyan bir kalbi, onların haline duyduğu üzüntü kadar üzmeyecek..

bu yüzdendir, öyle yada böyle yürüdüğüm her yolun en karanlık köşelerine kadar minnetçisi olurken ben.. aynı istidatı paylaşmadığım için, bu mükafatın talih o ki bana hizmet ediyor olmasından ötürü sıradan bir insanoğlu olarak şu dünyanın kadifeden sırtını gezerken, onlardan af diliyorum.

kalbim,
teşekkür ederim.